
SOSYAL MEDYADA VİRAL OLMAK MI, İZ BIRAKMAK MI?

Sosyal medya dünyasında görünür olmak artık her zamankinden daha kolay ancak hatırlanabilir olmak bir o kadar zor. Her gün milyonlarca içerik yayınlanıyor, trendler hızla değişiyor ve kullanıcıların dikkati saniyeler içinde başka bir noktaya kayabiliyor. Böyle bir ortamda markaların önündeki en büyük soru şu: Viral olmak mı daha önemli, yoksa gerçekten iz bırakmak mı?
Viral içerikler kısa sürede yüksek erişim sağlayabilir. Bir video, bir kampanya ya da yaratıcı bir fikir birkaç saat içinde binlerce, hatta milyonlarca kişiye ulaşabilir. Bu elbette markalar için önemli bir fırsattır ancak yüksek izlenme rakamları her zaman güçlü bir marka etkisi yarattığı anlamına gelmez.
Asıl önemli olan, kullanıcı içeriği gördükten sonra markayı hatırlıyor mu?
Çünkü sosyal medyada başarı yalnızca kaç kişiye ulaştığınızla değil, ulaştığınız kişilerde nasıl bir etki bıraktığınızla ölçülmelidir.
Her Trend Markanıza Uygun Değildir
Sosyal medyada trendleri takip etmek önemlidir. Ancak markaların yalnızca görünür olmak adına her popüler akıma dahil olması, zamanla marka kimliğinin zayıflamasına neden olabilir.
Burada önemli olan trendi kullanmak değil, onu markanın kendi iletişim diline uyarlayabilmektir.
Başarılı bir sosyal medya stratejisi; markanın karakterini, hedef kitlesini ve iletişim hedeflerini merkeze alır. Çünkü kullanıcıların karşısına sürekli farklı bir kimlikle çıkan markaların akılda kalması zorlaşır.
Markanın söylediği söz kadar, o sözü nasıl söylediği de önemlidir.
Viral Olmak Bir Sonuç Olmalı
Bir içeriğin temel amacı yalnızca viral olmak olduğunda, markanın asıl mesajı geri planda kalabilir. Oysa güçlü içerikler önce doğru fikre, doğru stratejiye ve doğru hedef kitleye odaklanır.
Viral etki ise bunun organik bir sonucu olabilir.
Bir kullanıcı içeriğinizi beğenebilir, paylaşabilir ve birkaç gün sonra unutabilir. Ancak markanızla arasında bir bağ kurduğunda, sizi hatırlamaya devam eder.
İşte gerçek marka değeri de burada oluşur.
İçerik Üretmek Değil, Anlam Yaratmak
Bugün markaların sosyal medyada karşılaştığı en büyük problemlerden biri sürekli içerik üretme baskısıdır. Her gün paylaşım yapmak, her trende dahil olmak ve sürekli görünür olmaya çalışmak zaman zaman iletişimin niteliğini geri plana itebilir.
Oysa bazen daha az ama daha güçlü içerik üretmek çok daha değerlidir.
İyi bir içerik kullanıcıya yalnızca bir ürün ya da hizmet göstermez. Bir duygu, bir fikir veya bir hikâye sunar. Kullanıcının zihninde markaya dair bir iz bırakır.
Bu nedenle sosyal medya stratejisinde şu soruyu sormak gerekir:
“Bu içerik kaç kişi tarafından izlenecek?” yerine, “Bu içerik markamız hakkında ne hissettirecek?”
Markalar İçin Gerçek Başarı
Sosyal medyada viral olmak elbette değerlidir ancak viral olmak geçici, marka algısı ise uzun vadeli bir süreçtir.
Başarılı markalar yalnızca gündemi takip eden değil, kendi iletişim dilini oluşturabilen markalardır. Trendleri kullanırken kimliğini koruyan, içerik üretirken stratejisini unutmayan ve yüksek erişimin ötesinde gerçek bir bağ kurmayı hedefleyen markalar uzun vadede fark yaratır.
Çünkü sosyal medyada herkes bir anlığına görünür olabilir.
Ama asıl mesele, görünürlük sona erdiğinde bile hatırlanabilir olmaktır.
Markanız için iz bırakan sosyal medya stratejileri ve etkili içerikler oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
İlker Tulunay
Taximpro Ajans Başkanı